Roma Şehir Rehberi

Social Navigation

Kolezyum Roma | Kolezyum Tarihi

Genel

Kolezyum tarihi anlatmadan önce tiyatro ve amfi tiyatro ayrımını yapmak istiyorum. Tiyatro yarım ay şeklinde olan yapılardır. Amfi tiyatro yüzük gibi kapalı olan yapılara denir. Girişi neden bu açıklama ile yaptığım yazının ortalarında netleşecek.
2007’de dünyanın 7. harikası ilan edilen Kolezyum tarihine bakalım.

Kolezyum’un kurulu olduğu alan yıllar önce bataklıktı. Milattan sonra 64 yılında Roma’yı yakan çılgın imparator Neron kendisine bir saray yaptırmak istedi ancak senato karşı çıktı. Zaten vergi yükü ile iyice fakirleşmiş olan halktan saray için ek vergiler istemek kesinlikle adil değildi.

Roma Macerama Ortak Olmak için Tıkla


Neron, sarayı için kaynak yaratmak üzere Flavian ailesinden güçlü komutan Vespasianus’u görevlendirdi ve Kudüs’e gönderdi. Vespasianus ganimet ve kölelerle dönecek, saray yapılacaktı. Aynı zamanda o dönemde yine bugün Kolezyum’un olduğu yerde Neron’un saf altından dev bir heykeli vardı. Neron şımarık bir çocuk gibiydi. Egosu doymak bilmiyordu.

İmparator Neron

Senato Neron’un yaptıklarına daha fazla tahammül göstermedi ve Neron bir suikast sonucu senato tarafından öldürüldü. Roma imparatorluğunda senato, imparatordan bile güçlü bir konumdaydı. Ülkenin ileri gelenlerinden oluşuyordu. Bugün hala mecliste varlıklarını devam ettirmektedirler.

Sokaklarda her yerde karşımıza çıkan S.P.Q.R Latince (“Senatvs PopvlvsQve Romanvs”) Senato ve Roma Halkı anlamına gelir. Fark ettiyseniz burada imparatorun esamesi okunmaz. Çünkü senato halkın iradesidir ve her şeyin üstündedir.

Senatus Populuque Romanus

Senato Vespasianus’u arayarak ülkeye dönmesini ve imparator olmasını istedi. Flavian Hanedanının güçlü imparatoru Kudüs’ten döndü ve kuşatmayı oğlu Titus’a devretti.

Halk Neron’un vergi yükü ile iyice fakirleşmişti. Mutsuzlardı. Flavian’ın hızlıca bir yol bulup halkın huzurunu sağlaması gerekiyordu. O dönemde gladyatör dövüşleri oldukça popülerdi. Futbol henüz icat edilmemişti. Halkın en büyük eğlencesi bu vahşi gösterileri izlemekti.

Vespasianus şöyle düşündü;

  • Her 20 kişiden 1’i bu karşılaşmaları sevse, 50 bin kişilik bir alana ihtiyaç vardı. O dönem Roma’nın nüfusu 1 milyondu.

Aynı zamanda çılgın bir projeydi. Kolezyum’un içinde deniz savaşları canlandırılacaktı. Kolezyum’un içi su ile doldurulacak ve içeride minik gemiler inşa edilecekti. Bu bilginin rivayet olduğu konuşulsa da Kolezyum’un “Yeraltı” alanında su kanalları halen varlıklarını koruyorlar. Bu alana girmek için ek bilet satın almanız gerekiyor.

Kolezyum

Titus sayesinde Kudüs’ten ganimet ve köle gelmeye başlamıştı. Vespasianus yazının başında bahsettiğim gibi Flavian Amfi Tiyatrosunu bataklığın bulunduğu alana kurmaya karar verdi. Borulara çeşitli derecelerde eğimler kazandırarak buradaki çamurlu suyu Tiber nehrine taşımayı başardılar.

Dünyaca ünlü olan Romalıların inşaattaki ustalıklarıları Kolezyum’un yapımında önemli rol oynadı. 50 bin kişilik bir amfi tiyatro kuracaklardı. Adı da Flavian Amfi Tiyatrosu olacaktı. Vespasianus bu tiyatroya hanedanlığının adını vermişti.

Daha az taş kullanarak hem sağlam, hem de daha çok kullanım alanı oluşturmanın bir yolu vardı. Yapıyı kemer düzeni ile kuracaklardı. Kemerler üzerine binen ağırlığı iki eşit şekilde dağıtacak ve ortasında insanların geçebileceği bir alan olacaktı.

Kolezyum Tarihi

Milattan sonra 72’de yapımına başladılar. 6 yıl boyunca Roma’nın 30 km. dışındaki Tivoli taş ocağından at arabaları ile taşlar taşıdılar. Ganimet ve Kudüs’ten gelen kölelerin yardımı ile bugünkü adı ile Kolezyum’un yapımı başlamıştı.

Ancak kadere bakın ki Vespasianus’un ömrü Kolezyum’un inşaası bitmeden sona erdi. M.S. 80 yılında Titus, Kolezyum’un açılışını gerçekleştirdi ve kutlamalar 100 gün sürdü.

Eğlence yalnızca gladyatör dövüşlerinden ibaret değildi. Gladyatörler, köleler ve vahşi hayvanlar birbirleri ile savaşıyordu. Bu savaşların yanında palyaço gösterileri, komedi tiyatro gösterileri gibi halkı eğlendirecek etkinlikler de düzenleniyordu.

Kolezyum’un koridorlarında gladyatörlerin mini heykelleri satılıyordu. Bugünkü futbolcuların maskotları gibi o dönemde de halkın gözünde kahraman olan gladyatörler vardı. Yine koridorlarda genel evler vardı. Halk para karşılığı kadınlar ile birlikte oluyordu. Vahşiliğin ve çılgınlığın en üst seviyede yaşandığı zamanlardı.

3 tip Gladyatör vardı. Biri köle olup ölüme mahkum edilmiş olanlar. Diğeri köle ancak 100 dövüş sonra özgürlüğünü alacak olanlar, üçüncüsü de profesyonel gladyatörler. Yani para kazanmak için dövüşenler.

Gladio, kılıç anlamına geliyor. Gladyatör de kılıçtar anlamına geliyor.

Kolezyum zemininde insanların ve hayvanların kanını içine çekip dışarıya mikrop saçmasını engelleyecek özel ince bir kum kullanıyorlardı. Bu kumun ismi Latincede Rena idi. Bugün kullanılan Arena ismi buradan çıkmıştır.

Kolezyum Arena

Kolezyum’a giriş 2000 yıl önce dahi biletliydi. 80 giriş kapısı olan Kolezyum’un kapılarındaki numaralar bugün bile okunaklı vaziyette duruyor. Bu kadar çok kapıya sahip olduğu için İtalyanların kendi aralarında kullandığı bir terim var. Türklerin “Burası yol geçen hanı mı?” sözüne karşılık “Burası Kolezyum mu?” derler.
Bu 80 kapının biri imparatora ait. 4’ü senatoya ait.

Şimdiki gibi ilk kat ileri gelenlere aitti. Yukarılara çıkıldıkça bilet fiyatları düşüyordu. Titus üst katı bilet alamayan fakirler için yaptırdı ancak bu tribüne ulaşmak için bir çok merdiven tırmanmak gerekiyordu.

Kolezyum’un bugün görünen kısmı aslında gerçek Kolezyum’un iskeleti. Yapıldığında en dışı mermer ile kaplıydı ancak zamanla bu mermerler yıkıldı, söküldü ve hatta başka yapılar için kullanıldı. Kolezyum iç içe geçmiş 3 yüzükten oluşur. En dış yüzüğün bir kısmı yıkılmıştır. Duvarlarda gördüğünüz deliklerde duvarları birbirine bağlayan bronzlar vardı. Yine onlar da zamanında yapı ve savaş malzemesi olarak kullanıldı.

Kolezyum hala dimdik ayakta duruyor. Hemen yanı başındaki metro inşaatı yüzünden 3 cm. kaydığı söylendi ancak metro inşaatı halen devam ediyor. Umarım bir felaket yaşanmadan metro inşaatı tamamlanır.

Kolezyum tarihi hakkında maalesef Türkçe kaynaklar çok sınırlı. Ziyaret yerlerinde her dilden kitap satılıyor ancak Türkçe bulunmuyor. İçeride satın alabileceğiniz rehber kulaklıklarda da (Audio Guide) Türkçe seçeneği yok. Bu son derece üzücü bir durum. Okuduğunuz bilgiler internette dahi kolayca önünüze çıkmıyor. Bu yazıyı farklı kaynaklardan edindiğim bilgileri harmanlayarak yazdım.

Çok niş bir arzumu dile getireyim;
Umarım daha çok okuyan ve bilginin peşinden koşan bir ülke oluruz. Böylece ekonomimiz yükselir, dünyayı daha çok gezmeye ve keşfetmeye başlarız. Yurtdışındaki ülkeler de tarihi alanlarda Türkçe kaynak üretmeye başlarlar.

Kolezyum tarihini araştırırken sevgili rehber arkadaşım Elif Erturan bana büyük katkılar sağladı. Kendisine çok teşekkür ediyorum.
Ahmet Ebcim
23 Ocak 2020 – Saat: 06:30
Roma

Ben Ahmet Ebcim. Roma’da yaşıyorum.
Deneyimlerimi Youtube kanalımda paylaşıyorum.
İzlemek için buraya tıklayın.


Benimle birlikte Roma’yı keşfetmek için:
https://www.airbnb.com.tr/experiences/1507549

Instagram ► https://www.instagram.com/romabileti
Facebook ► https://www.facebook.com/romabileti
İş birliği için: romabileti@gmail.com


Roma Bileti

Roma Bileti, Roma’da yaşayan Ahmet Ebcim’in deneyimlerini paylaştığı bir blog yayınıdır. Ayrıca Youtube, Facebook ve Instagram üzerinden düzenli yayınlar yapmaktadır.